Kapanan bir tiyatro ve bir istifçinin buradan aldığı bir sandık içindeki eşyalar! .Sadece birer eşya ya da obje değiller, buram buram tarih kokan, yaşanmışlık dolu, birer sanat âbideleri..

Haber Medya Magazin ekibi olarak Tiyatro Merdiven’in ‘Tarihi Şişli Tiyatro’sunda sahnelenen ‘Peruz Hanım’ oyunundaydık. Oyunun yönetmeni Handan Delipınar’la ve değerli oyuncularla yine gönülden, sanat dolu bir röportaj gerçekleştirdik.

Yönetmen koltuğunda Handan Delipinar, Dans ve koreografi Caner Peçenek’e ait Peruz Hanım (Anjelik) rolünde Yasemin Emer’i, İstifçi, ibiş, Arman ve zabıt rolünde Selçuk Delipınar’ı, Hamdi efendi, Kel Hasan Efendi, Şahinyan, Dümbüllü, Karagöz ve Bıçakçı Petri rollerinde Gürkan Sinan’ı, Çığırtkan, Verjin, Hizmetçi, genç kantocu, Eliza ve genç hayran rollerinde de Zeynep Eylül Çırak’ı izledik.

Bir dönemin tarihsel geçmişine de ışık tutan oyunda Dönemin kanto dansında öncü olan Peruz Terzakyan’ın tüm zorluklara rağmen Tulûat Tiyatrosu’nun, değişen toplum dinamiklerinin ve çağdaş tiyatroya aralanan bir kapıdan, kendi kulvarında sürdürmüş olduğu yaşam döngüsünü çeşitlemelerle sahneye uyarlanışı seyirciler tarafından ilgiyle izlendi.

19. YY.’a dâir hayat kesitlerini çarpıcı bir şekilde veren oyunda anlatıcı bir istifçi, bir dönemin kapalı sandığını aralıyor ve bu sandıktan neler çıkmıyor ki ?
Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun olmazsa olmazları ortaoyunu, gölge oyunu, meddah gibi ögelerle de bir nostalji yaşatan, kanto müziği ile kulaklarımızı dolduran, ruhumuza neşe katan, dans ile tempo tutturan, büyük şehrin ortasından, trafikten kaçarak, kendimizi sanki eski zamanlardan bir temâşâ sanatının tam ortasına götüren, gülümseten ve kimi zaman da anıları hatırlatan bu temsili küçük büyük herkesin izlemesini istiyoruz.

Violet, Flora, Minyon, Şamran ve Amelya… Hepsi de dönemin güçlü, sanat adına çabalayan kadınlarıydı. Sanat yaparak ayakta kalma, topluma sunma ve alkış, aslında o zaman da, şimdi de yoğun bir emek istiyor. Gerçek sanat övgüyü her dâim hak ediyor. Oyun bir dönemin sanat ortamını anlamamız ve böylelikle tüm toplumsal süreci de analiz edebilmek için bir tarihsel panorama işlevi de görüyor. Ramazan ayının da hoş bir tesadüfle denk gelişiyle birlikte, iftarın ardından, ne dersiniz bir Âfet-i Devran Peruz Hanım’ı seyreylemeye bir şehr-i İstanbul’da.(Moderatör Editor &Özleyiş) Fotoğraflar : Ege Delipınar



